Maç öncesi herkesin tahmini Beşiktaş’ın puan alacağı yönündeydi, buna karşılık CSKA’nın mağlubiyeti, akıllardaki puan cetveline, çoktan yazılmıştı bile… Nasılsa Manchester rakibini farklı yenecekti…
Bende Beşiktaş’a şans verenler arasındaydım, ama CSKA için hiçte, kesin kes, mağlup olur diyemiyordum, aksine kardeşime İngilizlerin maça asılmayacağını ve sürpriz bir sonuç çıkabileceğini söylediğimde, o bana alaycı bakışlarıyla “hem de farklı mağlup olacak CSKA” dedi…
Öngörülerimin ilkinde yanıldım, keşke ikincisinde de yanılsaydım, hiç olmazsa matematiksel olarak UEFA şansımız, “kuvvetle” devam ederdi.
Çok üzgünüm… Sizde üzgünsünüz… Bütün Beşiktaşlılar üzgün…
Çaresi var mı? Yok!
Bu kadar mı kötü oynanır, bu kadar mı mücadeleden yoksun bir oyun sergilenir? Anlamıyorum…
İlk yarı da oyunun garabetinden canımız sıkıldı…
Topu koşturması gereken kişilerin, topun önünde koşması, bizi şaşkınlık içinde bıraktı.
Maç sonunda skor borda bakıp,
Hep beraber derin düşüncelere daldık,
Kendimizi, aklımıza takılan, şu sorulardan alamadık.
Acaba;
Enfeksiyon Beşiktaş’a ait bir hastalık mıdır?
Tesisler, mikrobik midir?
Hocanın sağlığı iyi midir?
Serdar Özkan’a daha ne kadar tahammül edilir?
Uğur İnceman ne işe yarar?
Hakan Arıkan kaleci midir?
Bu takımda tek mücadele eden adam Ferrari midir?
Ekrem Dağ, İbrahim Kaş, hangi mevkiinin adamıdır?
Üzülmez nereye kadar koşar?
Bobo sol açıkta mı oynar?
Nihat’ın olmadığı yerde Abdurahman çelebi kimdir?
Nobre forvet midir?
Forvet kime denir?
Bu adamları toplasanız,
Hepsine birden,
Beşiktaş mı denir?
Beşiktaş taraftarı efsane midir?
Efsaneler, geçmişte midir?
Geçmiş geçmişse,
Bugüne kimler hayat vermektedir?
Hayatımız, Ruhumuzsa,
Ruhumuz nerededir?
Yuhalayanlar Beşiktaş taraftarıysa,
Beşiktaş’ı sevenler kimdir?
Rakip galipse,
11 sezon sonra,
İnönü mağlup müdür?
Biz işin içinden çıkamadık,
Cevaplar kimdedir?
ITIR ESEN / HABER1903 |